0

Android SDK Güncelleme [find_lock] Directory locked by java.exe Hatasının Çözümü

android-sdk-update-hata

Eclipse ya da Android Studio ile Android uygulamaları geliştirirken SDK’nın da güncel tutulması gereksinimi olabiliyor, kullandığımız IDE bu güncellemeyi zorunlu tutabiliyor. SDK güncelleme sırasında [find_lock] Directory locked by java.exe hatası alınabiliyor.

Hatanın çözümü için şu adımları izleyebilirsiniz:

Continue Reading

0

PlayStation’da Spotify Çalıştırmak

spotify_logo

Kolayca müzik listelerinizi oluşturabildiğiniz Spotify uygulamasının PC, MAC ve mobil sürümleri mevcut; ancak PlayStation için henüz yayınlanmış resmi bir versiyonu yok. Bilgisayarınızdaki Spotify uygulamasından dinlediğiniz müzikleri PlayStation’a aktarmak içinse farklı bir yöntem mevcut. Yazının devamında anlatılan adımları uygulayarak bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Gereksinimler:

  • Windows işletim sistemine sahip bir PC
  • PlayStation (Bu yazıda PS3 kullanılmıştır)
  • Bilgisayarınızın ve PlayStation’ın aynı ağa bağlanması (Wireless ya da ethernet ağ olabilir)

İndirmeniz Gereken Ücretsiz Uygulamalar:

  1. Spotify
  2. PS3 Media Server
  3. DSBridge+Lame

Aşağıdaki adımları takip ederek kurulumlara başlıyoruz.

Continue Reading

2

Futbolcu mu Olmak İstersin CEO mu?

futbolcu-mu-ceo-mu

Ülkenin yoğun gündemine karşılık hazır 2014 Dünya Kupası da başlamışken çok sevdiğimiz futbolu ve öne çıkacak futbolcuları konuşmaya başlar olduk. Gelin hep birlikte futbola bir meslek olarak bakalım ve şu an yaptığımız işler arasında bağlantılar kurmaya çalışalım. Sevdiğimiz işi mi yapıyoruz bunu biraz sorgulayalım.

Üniversiteden mezun olurken “Sevdiğin bir işi meslek edinirsen hayatında bir gün dahi çalışmış olmazsın.” sözü beni epey  düşündürmüştü. İlkokuldan itibaren aslında birçok seçim bize bırakılmıyor. Bir sistem kurulmuş, başarının tanımı yapılmış ve buna göre ilerliyoruz. Örnek olarak bizim eğitim sistemimize göre biliyoruz ki herkes Matematik dersinde başarılı olmalı, müzik ya da resim dersinde başarılı olmanın çok önemi yok. Zaten çoğu aile de çocuklarına “Doktor ol! Müzik ya da resimle hobi olarak yine uğraşırsın.” yorumunu hatta dayatmasını yapıyor. Ben de ilkokula gittiğim yaşlarda bir futbol kulübüne yazılmak istemiştim; ancak hem derslerimi aksatabileceğim düşüncesiyle hem de yeterli maddi imkanın olmaması sebebiyle bunu gerçekleştirememiştim. Doktorluğa da hiç ilgi duymayınca, abimin meslek lisesinde bilgisayar bölümünü okuduğundan olsa gerek “Ben Bilgisayar Mühendisi olmak istiyorum.” demeye başladım ve sonuçta bu bölümü bitirdim. Biliyordum ki birçok kişi yaptığı işten zevk almıyor ya da bir şekilde mutsuzlardı. Bir yandan “sevdiğin işi yapmak” sözü de aklımdan çıkmıyordu. Bu karmaşık duygularla mühendisliği bitirmiş oldum.

“Choose a job you love, and you will never have to work a day in your life.” -Confucius

Continue Reading

0

YGA Lider Yetiştirme Programı

yga-lyp-1

Bu aralar bana dinlenmek yok sanırım, sürekli bir hareket halindeyim :) Hafta içi iş, Cumartesi yüksek lisans, Pazar YGA (Young Guru Academy) ODP seansları. Tüm günüm dolu anlayacağınız, arada kendime ayırmaya çalıştığım boşluklar yaratma çabası var bir de. Hayır şikayet etmeyeceğim bu durumdan, çünkü hepsini severek yapıyorum, her ne kadar yorucu bir tempo olsa da :)

Yine bir Pazar sabahıydı ve büyük bir istekle düştük yollara :) Bugün Özyeğin Üniversitesi’nde YGA’ya gönül veren arkadaşlarımızla ve Hayal Ortakları ile Lider Yetiştirme Programının ilkini gerçekleştirdik. YGA’yı anlattığım birçok kişiden “Sana ne faydası olacak? Lider mi olacaksınız?” gibi sorularla karşılaşıyorum. BGP’nin adının LYP olarak değiştirilmesiyle “Lider mi olacaksınız?” sorusunu ben de kendime sorar olduğumu farkettim. Bugün bu sorulara cevaplar bulma fırsatı yakaladık. Mesele lider olmak değil aslında, çünkü hiyerarşiyi kaldıran bir yapıdan bahsediyoruz YGA’da. Herkes birer gönüllü, hepsi en iyisi olsun istiyor.

Yapmaya çalıştığımız küçük şeylerin biz farkına varmasak da kartopu misali zamanla büyüyerek küçük yaştaki insanlara nasıl dokunduğumuzu sorgulama ve sonuçlarını kavrama şansı yakaladık bugün. ODP ile bir anda yüzmeyi yeni öğrenmeye çalışan bir bebeğin karşılaştığı zorluklarla karşılaştığımızı, sahada öğrenerek bu zorlukları aştığımızı konuştuk. Tüm bunları yaparken liderliğe bir adım daha yaklaştığımızı anladık. Buradaki liderlikten kasıt bir şirketin CEO’su olmak değil aslında. Amaç başkalarının hayallerini dinleyip kimi zaman onları cesaretlendirmek, onlara yol göstermek ve tüm bunları yaparken zamanla kendimizi geliştirmek, kendi içimizdeki dönüşüme ayak uydurmak, YGA’dan öncesi ve sonrası diyerek kendimizdeki ve dokunduğumuz kişilerdeki değişimleri görebilmek. Belki de en önemlisi ortaokul çağındaki kardeşlerimizin düşüncelerine ‘yanlış’ dememek, onların cesaretini kırmamak, yeri geldiğinde hayal güçlerinden beslenebilmeyi bilmek. Onları düşünceleri ile özgür bıraktığımızda neler yapabileceklerini izlemek, bazen kendimize bu özgürlük fırsatını tanımaktan nasıl da kaçmış olduğumuzu farkedip bir şeyleri değiştirebilmek, kendimize hatalar yapabilme lüksü tanımak ve bu hatalar sonucunda yapmayı istediğimiz şeylerden vazgeçmeden dersler çıkararak ilerlemek, başarının düz bir çizgi değil de kimi zaman başarı ve başarısızlık arasında dalgalanan bir grafik olduğunu gözlemleyip buna göre hareket etmek; seanslar sırasında yaşanan en ufak bir soruna bile çözüm yöntemi aramanın bizi geliştirdiği bilincine varmak mesele.

Continue Reading

0

Bazen Aşk Var

kucuk-ask

Düşünceleri yazarak anlatmayı seçmek bazen daha kolay, daha tutarlı ama belki de bazen daha etkisiz. Ağızdan çıkan bir sözü o an dinlemekle belki de buradan okumak aynı duyguyu vermeyecek. Yine de her ne yapıyorsak, nasıl anlatıyorsak belki de öteki yolu seçmediğimizden ya da seçemediğimizden.

Bloglar insanların eskiden küçücükken tuttukları günlükleri gibi aslında. Bugün neler yaşandı, neler hissedildi, neler öğrenildi paylaşmak istiyor insan ve her yazıdan sonra daha çok yazası geliyor. Bu yazıda biraz daha teknik konulardan uzaklaşmak, iç dünyalara yolculuk yapmak istiyorum. Çünkü öğrendiklerimiz sadece yaptığımız işlerle sınırlı değil. Bir hayat var bazen farkında olmadan akıp giden, o anı tekrar yaşayamayacağımız, belki de bir daha hiçbir zaman geriye saramayacağımız anlar var. Bu zaman dilimlerinde akıllardan geçenler, sizin kontrolünüzde olan ya da olmayan olaylar var bir de, kimi zaman “Keşke” dedirten kimi zaman da “İyi ki” dedirten. Kim bilir bu yazı da belki bir yıl sonra dönüp tekrar okuduğumda bana bunlardan birini dedirtecek bir yazı olacak.

İlkokulda bir öğretmenim “Yaptığın işi aşkla yapmalısın yoksa başarılı olamazsın. Başarı her şey değil, daha önemlisi mutlu olmak için aşkla yaşamalısın.” derdi. Bu söz aklımda çıkmadı, sevdiğim şeyleri mümkün olduğunca daha çok yapmaya çalıştım. Her yeni günde gördük ki yaşam sadece işten ibaret değil, bir de ilişkiler var. Hayat olmadık zamanda birini çıkarabilir karşınıza, belki de hiç hazır olmadığınızı düşündüğünüz bir anda. O varken vücut da farklı tepkiler vermeye başlar. Kalbin hızlı atmaya başlayabilir, yüzün kızarabilir ya da bunlar olmasa bile olur olmaz zamanlarda aklına gelmeye başlayabilir örneğin. Sonra sorgulamaya, “Acaba” ile başlayan sorular sormaya başlarsın kendine. Cevapların bazıları sendedir ama ne kadarının cevabını içtenlikle verebilirsin orası belirsizleşir. Okula ya da eskiden ayaklarının geri geri gittiği o iş yerine gelme sebebin artık onu görmek olabilir örneğin, o yoksa gözlerin bir arayış içerisinde olmaya başlayabilir.

Continue Reading

0

YGA 2013 Zirvesi için Son Başvuru Tarihi 8 Kasım

YGA Zirvesi 2013

YGA’ya 2011 yılında yaptığım ilk başvuruda seçilememiş ancak bir sonraki yıl için yaptığım başvuru sonucunda zirveye katılma hakkı kazanmış ve ardından mülakatlara çağrılmıştım. Mülakatların ardından YGA Gönüllüsü olarak ODP (Oku Düşün Paylaş) seanslarında moderatör olarak görev almaya başladım.

2012 YGA Zirvesi’nde birçok önemli yöneticiyi dinleme fırsatı bulmuştum. Çok heyecanlandığım ve başvurduğum için çok mutlu olduğum bir zirve olmuştu. Zirvede en çok etkilendiğim isimler ise engel tanımayan Kerim ve Selim Altınok kardeşler olmuştu. “Engelleri Aşan İki Kardeşin Muhteşem Takım Çalışması” blog yazımda bu deneyimi aktarmıştım. Bu yıl da yazının başındaki resimden göreceğiniz üzere önemli katılımcılar olacak zirvede. Deneyimlerini ve neden YGA’nın bir parçası olduklarını anlatacaklar.

Zirveye başvurmadan önce YGA ile ilgili bilgileri internetten araştırmaya çalışmıştım. Çok sayıda olumlu ve olumsuz yorumlarla karşılaştım. Olumsuz yorumların daha çok YGA’ya dahil olmamış ya da olamamış kişilerden geldiğini gözlemledim. Birçok kişi başvuru sırasında alınan ücreti eleştiriyordu ancak toplanan bu paraların ne amaçla kullanıldığı zaten başvuru yapan adaylar ile paylaşılıyor. Zirve İstanbul’da yapılıyor olsa da çok sayıda gönüllü şehir dışından geliyor, toplanan bağışlar da ulaşım ve yiyecek giderleri için harcanıyor. Başvuru yapıp yapmamak konusunda da özgürüz.

YGA (Young Guru Academy) resmi internet sayfasında Hakkımızda sayfasında Vizyonunu şu şekilde açıklıyor:

YGA’nın hayali yaratıcı, yenilikçi sosyal sorumlu liderleri keşfetmek ve yetiştirmektir.
YGA’nın vizyonu ise yarının liderlerini derinleştirmek, zenginleştirmek ve ilhamlandırmak ve onların sosyal yenilikçi potansiyellerini açığa çıkarmak için katalizör olarak hizmet etmektir.

Gönüllü olarak yaptığım görevle, YGA’nın Vizyonunun örtüştüğünü çok rahat söyleyebilirim. İlkokul öğrencileri ile gerçekleştirdiğimiz seanslarda çocuklardaki ve kendinizdeki isteği ve her yeni seansta değişimi farketmeniz gurur verici oluyor. Zamanla çocuklarla o kadar kaynaşıyorsunuz ki onların hayatına dokunmak, sizi sevdiklerini, söylediklerinizi ve yaptıklarınızı önemsediklerini bilmeniz çok önemli bir hal alıyor. ODP sırasında yorumlamalarını istediğiniz bir cümleden ya da hikayeden daha önce çıkarmadığınız sonuçlar ile karşılaşabiliyor, hayal güçlerinin sınırları olmadığını tekrar tekrar görebiliyorsunuz. En keyifli anlar ise seansın sonuna doğru ekipçe oynadığımız oyunlarda ya da çalışmalarda yaşanıyor.

Continue Reading

1

MBA ile Yeniden Öğrencilik Başlar

MBA

2011 yılında Bilgisayar Mühendisliğinden mezun olduktan sonra profesyonel olarak iş hayatına başladım ve artık projeler arasında koşturmaktan zaman daha hızlı geçiyor gibi gelmeye başladı. Mezuniyetin ardından Turkcell benim için çok çok büyük deneyimler elde ettiğim bir okul gibi oldu. Üniversitede aklımda sadece Yazılım Mühendisliği varken aldığım eğitimler ve tanıştığım kişiler sonucu kariyer anlamında geleceğe dair düşüncelerim de değişmeye başladı.

Mühendislik mezuniyetimin ardından 2 (iki) yıl geçti ve Ekim 2013 itibari ile Bahçeşehir Üniversitesi’nde MBA (Master of Business Administration; İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı) programına başladım. Mezuniyetin hemen ardından değil de iş hayatında en az 2 (iki) yıllık deneyimin ardından bu programa başlamış olmam konusunda hem okuldaki öğretim görevlilerinden hem de birçok tanıdığımdan olumlu dönüşler aldım. 4 Ekim itibari ile dersler başladı ve anlatılanları iş hayatında uygulama fırsatı yakalamış olmam benim için bir avantaj olacaktır diye düşünüyorum.

Öğrenim hayatıma çok uzun ara vermiş sayılmasam da yeniden ders çalışmaya başlamak -özellikle bir yandan çalışıyorken- biraz zor geliyor açıkçası. Aslında bu zorluk sınavlardan kaynaklanıyor diyebilirim :) İşin ucunda sınav olmadığında kendimi daha rahat ve öğrenmeye daha hevesli hissediyorum, sanki daha da kolay öğreniyormuşum gibi geliyor. Belki sizin için de öyledir :) Ancak aşağıdaki resmi görünce (MBA – NBA) düşünüyorum da sonuçta skor önemli oluyor. Ne diyelim, I love this game! :)

Continue Reading

1

PlayStation 3’e USB’den Resim, Müzik ve Video Aktarma

PS3_Muzik_Aktarma_03

Yeni nesil konsolların gelmesini beklerken PS3 ile yeni tanışanlar için ihtiyaç duyabilecekleri bir bilgiyi bu yazıda aktarmak istedim. Sony, PS3’te bildiğiniz üzere Blu-ray diskleri de destekliyor ancak çoğumuzun USB’den farklı formatlarda film izlediğini ya da müzik dinlediğini düşünürsek bu yazının faydalı olacağı kanısındayım. USB’deki dosyaları görmek istediğinizde örnek olarak Resim klasörü üzerindeyken USB’ye girerseniz müzik dosyalarınızı göremeyeceksiniz, bu durum sizi korkutmasın :) Hangi tipteki dosyayı görmek istiyorsanız doğru klasöre gitmeniz gerekiyor.

Bir USB cihazınıza müziklerinizi kopyaladıktan sonra;

PS3’e Müzik Kopyalama:

  • PS3’teki USB çıkışlarından birine USB’yi bağlayın.
  • PS3 oyun kolunu (ya da klavye gibi bağladığınız başka bir çevre donanımını) kullanarak Müzik klasörünü bulun. Bu klasörde yukarı – aşağı ok tuşları ile USB’nizi görmeniz gerekiyor.

Continue Reading

0

TTNET Playstore Nedir? Ne işe Yarar?

http://www.playstore.com TTNET’in, dijital olarak orijinal PC oyunlarını sattığı ve tüm oyun platformlarından oyunlarla ilgili bilgilerin bulunduğu bir Internet sitesidir. Burada tüm oyun platformlarında oynanan oyunlarla ile ilgili son haberleri, videoları, ekran görüntülerini ve makaleleri bulabilir, PC oyunlarını en kolay yoldan satın alıp dijital olarak indirebilirsiniz. Playstore tüm Internet kullanıcılarının kullanımına açık bir Internet sitesidir. Playstore’dan 365 gün 7/24 (resmi ve dini tatiller dahil) alışveriş yapabilirsiniz.

ttnet-playstore

2011 yılında Steam rakibi olarak Türkiye’den hizmet verecek şekilde lanse edilen Playstore ilk çıktığında sadece 2 (iki) indirilebilir oyun sunması, daha çok oyun incelemelerine yer vermesi ve Steam’e rakip olma gibi bir iddia ile gelmesiyle eleştiri almıştı. Playstore zamanla oyun sayısını, kayıtlı kullanıcı sayısını ve indirimli indirilebilir oyun satışını artırmaya başladı ancak hala Steam rakibi olarak değerlendirmek pek mümkün değil. Steam oyuncular için dijital oyun indirmenin yanı sıra bir oyun platformu oluşturup arkadaşlarınızla ya da hiç tanımadığınız çok sayıda oyuncu ile oyunlarınızı oynama imkanı sunuyor hem de indirdiğiniz oyunları yedekleme ve aynı hesap ile herhangi bir bilgisayarda bu oyunlara ulaşma imkanı sunuyor. Yine de Playstore ülkemizdeki oyuncuları orijinal oyunlara yönlendirmesiyle oyun sektöründe önemli bir görevi üstleniyor diyebiliriz.

Continue Reading

4

XBOX Live Nedir? Ne işe Yarar? Gold Üyelik Nedir?

Xbox LIVE; Xbox cihazlarında kullanılan, online oyun oynama ve dijital market gibi işlevleri olan bir çevrim içi ağdır. Ayrıca Microsoft, Xbox LIVE™ olarak ticari marka hakkını da almıştır. Xbox LIVE ilk olarak 2002 yılında Xbox için yapılmış, daha sonra bu servis geliştirilerek 2005 yılından itibaren Xbox 360 ile kullanılmaya devam edilmiştir. Xbox LIVE günümüzde Xbox 360 sahiplerinin vazgeçilmezlerinden biri arasında yer almaktadır. PlayStation tarafındaki karşılığını da daha önceki yazımızda da yer verdiğimiz PlayStation Network (PSN) olarak ifade edebiliriz.

xbox-live

Xbox LIVE sayesinde oyuncular;

  • Party sistemi ile 8 kişiye kadar sesli iletişim kurabilir,
  • Çevrim içi olarak dünyanın herhangi bir yerindeki oyuncularla birlikte oyun oynayabilir,
  • Oyun tanıtımlarını izleyebilir,
  • İndirmek ve oynamak için ücretsiz oyun demolarına erkenden erişebilir ve indirebilir,
  • Oyunlardaki achievement’ler ile Gamerscore kazanabilir,
  • Last.fm , Facebook, Twitter, YouTube, Dailymotion gibi uygulamalardan Internet Explorer tarayıcısı üzerinden yararlanabilir,
  • Windows Live Messenger hesabına bağlanabilir,
  • Xbox Live Gold üyelerine özel teklifler ve indirimler elde edebilir,
  • Buluttaki kayıtlı oyunlarına erişebilir,
  • Xbox LIVE Marketplace’den dijital oyun satın alabilir veya DLC indirebilir ve benzeri bir çok şeyi yapabilirler.
  • Xbox Live Gold üyeliği, Xbox 360 ve Xbox One’da kullanılabilir.

Continue Reading